Ƹ̵̡Ӝ̵̨̄Ʒ님의 프로필You're Definitely On The...사진블로그리스트기타 도구 도움말

블로그


    4월 25일

    İstanbul Gibi

     
     
    mâviyi bilir misin? bilirsin. işte onun gibi...
    mâviyi sever misin? seversin. sevdiğin her tonu gibi...
    bazen açık, bazen koyu. mâvi gibi işte. mâvi.
    istanbul.
    bilirsin işte...
     
     
    kedi sever misin? sevmezsen de sev. iyidir kediler.
    çoğu zaman komiktirler de; farkına varmak zordur.
    sevmezsen de sev, e mi?
    teşekkürler... kedi gibi işte.
    bilemediğin, bazen korktuğun, tedirgin olduğun,
    bazen de komik olan, ama aslında hep iyi olan...
    bilirsin işte, İstanbul : kedi gibi.
    e kadınlar da kedi gibi zaten:
    bir bakmışsın coşmuş, bir bakmışsın durulmuş...
    istanbul da dişi değil mi zaten?
    al sana kedi.
    iyidir kedi...
     
     
    bulut gibi. kuş gibi.
    sen gibi. ben gibi.
    masaldan çıkmış bir cümle gibi.
    hangisini en çok seviyorsan, onun gibi.
     
     
    neşeli bir şarkı çalarken, bir anda hüzünlü bir alaturka melodi çalmaya başlaması gibi.
    canının kahve istemesi gibi.
    yanına azıcık deniz, bir de can dostum olsun demen gibi.
     

    hayat ne zor.
    insanlar ne zor.
    anlamak ne zor.
    herşey ne zor.
    derken...
    aşk ne güzel demen gibi.
    kendini aptal gibi hissetmen,
    belki bazen tırnaklarını yemen,
    sabahları uyanmayıp bütün gün yatakta uyumak istemen gibi.
     

    yalnızsın -zannediyorsun- ya bazen,
    yanlış o düşündüğün.
    hiç yalnız değilsin aslında.
    o senin kendi zırvalaman.
    bazen, kendi kendine kazdığın çukurların içine düşüp, başkalarında arama kabahati.
    hep daha kolay, başkalarını suçlamak.
    yapma.
     

    sen var ya : şahanesin de haberin yok.
    canın isterse.
    kedileri de sevmezsen sevme.
    canın isterse...

     
    görüyor musun, bak: istanbul böyle işte, konudan konuya atlatıp durur insanı.
    sen bana istanbul de yeter ki...
     
     
     
    4월 7일

    Farkında Olmalı İnsan

     
     
    Farkında Olmalı İnsan...
    Kendisinin, Hayatın Olayların, Gidişatın Farkında Olmalı.

    Farkı Fark Etmeli, Fark Ettiğini De Fark Ettirmemeli Bazen...

    Bir Damlacık Sudan Nasıl Yaratıldığını
    Fark Etmeli.

    Anne Karnına Sığarken Dünyaya Neden Sığmadığını
    Ve En Sonunda Bir Metre Karelik Yere Nasıl Sığmak Zorunda Kalacağını
    Fark Etmeli.

    Şu Çok Geniş Görünen Dünyanın, Ahirete Nisbetle Anne Karnı Gibi Olduğunu
    Fark Etmeli.

    Henüz Bebekken 'Dünya Benim!' Dercesine Avuçlarının Sımsıkı Kapalı Olduğunu, Ölürken De Aynı Avuçların 'Her Şeyi Bırakıp Gidiyorum İşte!' Dercesine Apaçık Kaldığını
    Fark Etmeli.

    Ve Kefenin Cebinin Bulunmadığını Fark Etmeli.

    Kendisine Bahşedilmiş Baskın Yeteneğini
    Fark Etmeli Sonra.

    Azrail'in Her An Sürpriz Yapa bileceğini,
    Nasıl Yaşarsa Öyle Öleceğini
    Fark Etmeli İnsan

    Ve Ölmeden Evvel Ölebilmeli.

    Hayvanların Yolda Kaldırımda Çöplükte
    Ama Kendisinin Güzel Hazırlanmış Mükellef Bir Sofrada Yemek Yediğini
    Fark Etmeli.

    Eşref-İ Mahlûkat (Yaratılmışların En Güzeli) Olduğunu
    Fark Etmeli.

    Ve Ona Göre Yaşamalı.
    Gülün Hemen Dibindeki Dikeni Dikenin Hemen Yanı Başındaki Gülü
    Fark Etmeli.

    Evinde 4 Kedi 2 Köpek Beslediği Halde Çocuk Sahibi Olmaktan Korkmanın Mantıksızlığını
    Fark Etmeli.

    Eşine 'Seni Çok Seviyorum!' Demenin Mutluluk Yolundaki Müthiş Gücünü
    Fark Etmeli.

    Dolabında Asılı 25 Gömleğinin Sadece Üçünü Giydiğini Ama Arka Sokaktaki Komşusunun O Beğenilmeyen Gömleklere Muhtaç Olduğunu
    Fark Etmeli.

    Zenginliğin Ve Bereketin Sofradayken Önünde Biriken Ekmek Kırıntılarını Yemekte Gizlendiğini
    Fark Etmeli.

    Fark Etmeli:
    Ömür Dediğin Üç Gündür,
    Dün Geldi Geçti Yarın Meçhuldür,
    O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür, O Da Bugündür.
     
    Can Yücel