Ƹ̵̡Ӝ̵̨̄Ʒ님의 프로필You're Definitely On The...사진블로그리스트기타 도구 도움말

블로그


    12월 31일

    Kamera Şakası :)

     
     
    Buyurun size zekâ mahsulü bir kamera şakası. :)
     
     
     

    Video: Arayan Bulur :)

     
     
    Ortalığı toplamak için zaman harcamaktan erinenler, aslında bundan daha fazla zamanı, kaybettiklerini aramak için harcamak zorunda kalırlar.
     
    Ben de bazen böyle olduğumdan, videodaki kadıncağızın evde dört dolandıktan sonra, nihayet bulduğu şeyin ne olduğunu görünce aslında pek de şaşırmadım. :)
     
    Siz de büyük konuşmayın derim. :)

     http://www.funzu.com/content/view/3412/61/

     

     

    12월 28일

    Birbiriyle Çelişen Atasözleri (?)

     
     
    Bu konu çocukken benim de aklımı kurcalamıştı. Öyle ki, bir gün bunu dedeme sorduğumda:
    "Evlat, atasözü dediğimiz şey, bizden önceki nesillerde yaşayan insanların söylediği sözlerdir. Şimdi nasıl bazı insanlar nezih ve bilge (entellektüel) iken bazıları haramzâde ve cahilse, o zamanlar da öyleydi.
    Birbiriyle çelişen atasözlerimiz, işte böyle -yolları birbirinden apayrı- insanların söylediği farklı sözlerdir.
    Bunlardan hangisini beğenip benimsediğin, senin bu iki sınıftan hangisine dahil olduğunu gösterir." deyip, gülümseyerek eliyle başımı sıvazlamıştı. İlahi dedeciğim. Allah sana ve cümlesine rahmet eylesin.
    Sevgiler. :)
     
    (Sanıyorum birbiriyle çeliştiği izlenimi veren bazı atasözleri de aslında birbirinden farklı durumlar için söylenmiş. Mesela 5inci sıradaki "Kervan yolda düzelir" ile "Balık baştan kokar"ın birbiriyle ilgisi yok ki çelişsin.)

     
    25.12.2007 tarihinde Aylnskr <aylinimsekerim@gmail.com> yazmış:
    1. 'damlaya damlaya göl olur'
    - 'taşıma suyla değirmen dönmez'
    2.. 'iyi insan lafın üstüne gelir'
    - 'iti an çomağı hazırla'
    3.. 'bir elin nesi var iki elin sesi var'
    - 'nerde çokluk orda bo..'
    4.. 'fazla mal göz çıkarmaz'
    - 'azıcık aşım ağrısız başım'
    5.. ' kervan yolda düzelir'
    - ' balık baştan kokar'
    6.. 'söz gümüşse,sükut altındır'
    - 'sükut ikrardan gelir'
    7.. 'harama uçkur çözülmez'
    - 'güzele bakmak sevaptır'
    8.. 'iki gönül bir olunca samanlık seyran olur'
    - 'iki çıplak bir hamama yakışır'
    9.. 'bülbülün çektiği dili belası'
    - 'bilmemek ayıp değil sormamak ayıp'
    10.. 'eşeğe altın semer vursan da eşek yine eşektir'
    - 'ye kürküm ye'
    11.. 'eğri otur doğru söyle'
    - 'doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar'
    12.. 'düşenin dostu olmaz'
    - 'dost kara günde belli olur'
    13.. 'ava giden avlanır'
    - 'atın ölümü arpadan olsun'
    14.. 'erken kalkan yol alır '
    - 'acele işe şeytan karışır'
    15.. 'birlikten kuvvet doğar'
    - 'körler sağırlar, birbirlerini ağırlar'
    16.. 'tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır'
    - 'lafla peynir gemisi yürümez'
    17.. 'gün ola harman ola'
    - 'perşembenin gelişi çarşambadan bellidir"
    18.. 'ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol'
    - 'hocanın dediğini yap, yaptığını yapma"
    19.. 'iyilik yap denize at'
    - 'merhametten maraz doğar"
    20.. 'zararın neresinden dönülse kardır'
    - 'gelen gideni aratır"
    21.. 'yüzü güzel olanın huyu da güzel olur'
    - 'yüzü güzel olanı değil huyu güzel olanı sev"
    22.. 'akıl akıldan üstündür'
    - 'aklın yolu birdir"
    23.. 'el elden üstündür'
    - 'alet işler el övünür"
    24.. 'acı patlıcanı kırağı çalmaz'
    - 'yaşın yanında kuru da yanar"
    25.. 'zorla güzellik olmaz'
    - 'zora dağlar dayanmaz"
    26.. 'öfke baldan tatlıdır'
    - 'öfke ile kalkan zararla oturur"
    27.. 'işleyen demir ışıldar'
    - 'insan yedisinde neyse yetmişinde de odur"
    28.. 'fazla mal göz çıkarmaz'
    - 'azı karar çoğu zarar"
    29.. 'insan kıymetini insan bilir'
    - 'insanoğlu çiğ süt emmiş"
    30.. 'anasına bak kızını al, kenarına bak bezini al'
    - 'beş parmağın beşi birbirine Benzemez"
    31.. 'olmaz olmaz deme, olmaz olmaz'
    - 'iş olacağına varır"
    32.. 'eski dost düşman olmaz'
    - 'güvenme dostuna saman doldurur postuna"
    33.. 'harama el uzatilmaz'
    - 'üzümü ye bağını sorma"
     
     
    12월 27일

    Güzellik Başa Belâ

     
     
    Hep söylenir; "güzellik başa belâdır". Yanisi; güzel kadınlar erkeklerin başına dert açarlar. Aslında bütün kadınlar güzeldir. Bizim kastettiğimiz dikkat çekmeyi sevenleri :)
    Siz en iyisi mi kendinize hanım hanımcık, kendi halinde bir kızcağız bulun.
    Nenize gerek!..
    Durduk yerde başınızı derde sokacaksınız...   :))

     

    http://www.funzu.com/content/view/3024/31/

     

     

    12월 24일

    Mistik: Bin Aynalı Ev

     
     
    Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde...
    Develer tellal iken, pireler berber iken...
    Ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken...
     
    Çok uzak ülkelerden birinde bin aynalı bir ev varmış.
    Küçük, mutlu bir köpecik bu evin ününü duymuş ve onu görmeye karar vermiş.
    Az gitmiş, uz gitmiş, dere tepe düz gitmiş ve bin aynalı evi bulmuş.
    Merakla kulaklarını dikip, sevinçle kuyruğunu sallayarak evin açık kapısından içeri girmiş.
    Girmiş ki, ne görsün: Evin içinde bin tane köpecik kulaklarını dikmiş ve ona sevinçle kuyruk sallamıyor muymuş!
    Bu manzara küçük köpeciğin çok hoşuna gitmiş ve onlara genişçe gülümsemiş.
    O da ne: O bin köpecik de ona geniş gülümsemelerle karşılık vermiş!
    Küçük köpecik hava kararmadan yuvasına dönerken; "burayı çok sevdim, artık sık sık ziyaret edeceğim" diye düşünüp mutlu olmuş.
     
    Oysa bu evin ününü sadece bizim küçük köpecik duymamış.
    Bir başka köpecik daha varmış. Ama bu ikincisi, bizim birinci köpecik gibi halinden hoşnut olan bir köpek değilmiş.
    O da az gitmiş, uz gitmiş, dere tepe düz gitmiş ve bin aynalı evi bulmuş.
    Yorgun argın ve her zamanki keyifsiz haliyle başını içeri uzatmış.
    Uzatmış ki ne görsün: Evin içinde bin tane tatsız tuzsuz, asık suratlı köpek gözlerini ona dikmiş, sinirli sinirli bakıyormuş.
    Bu manzara bu ikinci köpeciğin hiç mi hiç hoşuna gitmemiş ve onlara hırlamış.
    Hırlamış hırlamasına da, içerideki bin köpeğin de hep birden ona hırlayarak karşılık verdiğini görünce dehşete kapılmış.
    Günü iyice berbat olmuş bir halde köyüne koşarken; "ne korkunç bir yer burası, bir daha semtine uğramam" diye düşünüp canı daha da sıkılmış.
     
     
     
    Çevremizdeki her çehre bir aynadır.
    Siz o aynalara baktığınızda ne çeşit yansımalar görüyorsunuz? :)
     
     

    Funlok'tan tercüme/uyarlama
     
     

     
    12월 19일

    Bayramın Güzeli Sizin, Daha Güzeli Onların Olsun

     
     
    Bir bayram daha geldi.
    Gözlerimiz gönüllerimiz neşeyle doldu.
    Yine bayram geldi diye hüzünlenen anneler, babalar...
    Merak etmeyin; sizi de hatırlıyoruz.
     
    Hadi onlara da -karınca kararınca- elimizi uzatalım.
    Bayramımız, onların gülümseyen yüzleri ile daha güzel olsun.
     
     
     
     
     

    Bayramınız Mübarek/Kutlu Olsun

     

     


    12월 18일

    Video: Merak :)

     
     
    Merak iyi bir özellik... Gelişmeyi tetikliyor...
    Ama bazen başımıza lüzumsuz dertler açtığı da oluyor.
    Siz siz olun, merak ettiğiniz şeyin merak etmeye değip değmediğini şöyle bir düşünmeden öğrenmeye çalışmayın. :))

     http://www.funzu.com/content/view/3388/61/

     

     

    12월 17일

    Dev Danyal Ödeme Yapmaz

     
     
    Halk otobüsünü yeni almıştı. Sabah "vira bismillah" diyerek otobüsü çalıştırdı ve güzergahı boyunca sürdü. Güzel bir gündü. İlk birkaç durak da güzel olmaya devam etti. Yolcular biniyor, iniyor, herşey güzel gidiyordu. Ta ki bir sonraki durakta 2 metre boyunda, en az 150 kiloluk dev bir adam otobüse binene kadar. "Dev Danyal ücret ödemez!" diyen dev adam geçti ve otobüsü sallandıra sallandıra bir koltuğa oturdu. 1.60 boyunda ve zayıf, hatta cılız şoförün tabiatıyla bu devle tartışacak hali yoktu. Ama olaya da çok içerlemişti.
     
    Dev Danyal ertesi gün de aynı duraktan  bindi ve yine ödeme yapmayı reddederek yerine geçti. Sonraki gün, daha sonraki gün de... Bu sulak yerde büyümüş azmanın, fiziğine güvenerek -böyle haraç keser gibi- otobüsüne bedava binmesi şoförün fena halde canını sıkıyor, uykularını kaçırıyordu. Nihayet bir vücut geliştirme kursuna, ayrıca bir de yakın döğüş kursuna yazıldı. İşten kalan zamanlarda hiç aksatmadan tam bir yıl kurslara devam etti. Yazın sonunda artık üçgen bir vücudu, neredeyse bacakları kadar kalın kolları olduğu gibi çok da usta bir yakın döğüşçü olmuştu. Bir sürü zaman ve para harcamıştı ama değerdi.
     
    Ertesi pazartesi sabahı durakta Dev Danyal yine otobüse binip "Dev Danyal ödeme yapmaz!" der demez koltuğundan fırladı, önüne dikildi ve bağırdı: "Neden ödeme yapmazmış?!" Dev Danyal, bir yıl sonra gelen bu ani ve fevri karşılığa afallamış gözlerle bakarak usulca cevap verdi:
     
    "Çünkü Dev Danyal'ın PASOSU var."
     
    Bugünkü Dersimiz: Bir problemi çözmeye başlamadan önce, problemin ne olduğunu iyice anlayın. :))
     
     
    Umrao Jaan'dan tercüme/uyarlama
     
     
    12월 16일

    Ömür Dediğin Bir Gündür: O da Bugündür

     

     

    Ömür Dediğin Üç Gündür.

    Dün Geldi Geçti, Yarın Meçhuldür.

    O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür: O da Bugündür.

     

      

    Bir gün susmayı öğrendim. Öyle bir sustum ki belki sonsuza kadar susacaktım. Çünkü susmak benim küçücük dünyamda babamla kurduğum iletişim tarzıydı. Babam akşamları eve yorgun dönerdi. Ben bütün gün evde sıkılır,onun gelişini iple çekerdim. Daha o kapıdan girer girmez boynuna  atılır onunla oynamak isterdim. Babam sarılır, öper sonra da, hadi odana git, derdi. Yemek hazırlanınca annem çağırır, bu defa masada bir araya gelirdik babamla. Onlar annemle konuşurken ben araya girer, sesimi duyuramayınca da  bağırırdım. Babam sinirlenir,
    'Bütün gün insanlara kafa patlatmaktan bunaldım, birde sen kafamı ütüleme!' derdi. Annem de 'Bütün gün zaten seninle uğraştım, bir çift laf da mı konuşturtmayacaksın babanla?' diye
    çıkışır, beni odama gönderirdi. Çaresiz bir şekilde boynumu büker odama yani hapishaneme doğru yol alırdım. Babam arkamdan, 'Bizim bir odamız bile yoktu, her şeye sahip, hâlâ ne istiyor anlamadım.' diye bağırmaya  devam ederdi. 'Keşke benim de bir odam olmasaydı, keşke bizim de evimiz bir odalı olsaydı da hep birlikte otursaydık' derdim içimden;   ama yüksek sesle söylemeye cesaret edemezdim. Yemekten sonra babam kanepeye uzanır, eline kumandayı alır, televizyon seyrederdi. Beni yanına çağırır biraz severdi. Onun izleyeceği
    önemli birşey varsa beni adeta yerimden bile kıpırdatmazdı. Azıcık hareket edip koşup
    oynamaya çalışsam oda hapsim yeniden başlardı. Bir gün anladım ki susunca babamla daha iyi anlaşıyoruz.
     
    Bu defa susarak yapabileceğim oyunlar geliştirmeye başladım. Önce resim yaparak başladım işe. Babam çizdiğim resimleri çok beğeniyor; 'Bak, böyle uslu uslu oyna işte.' diyordu. Babam
    bazen göz ucuyla bakıyor, resimle ilgili bir şey sorsam afallıyordu. Ama bana kızarak  beni artık odama göndermiyordu. 'Son günlerde ne de akıllandı benim oğlum.' diye komşulara anlatıyordu annem halimi. Resimlerim  arttıkça ortalık dağılmaya başladı. Annem 'Odanı
    topla!'
    diye odama kapattığında işe nereden  başlayacağımı bilemiyordum. Ben bunlarla
    uğraşırken zaman geçiyor; ama odamı toparlamayı beceremiyordum.  Annem odama gelip 'Bak sana resim yapmayı yasaklayacağım.' dedi bir gün. Susuyor olmamı usluluk olarak değerlendiren ailem resim  yapmayı da elimden alırsa ben ne yapacaktım? Bu düşüncelerle bir aile tablosu yaptım. Babam eve gelince uygun zamanı kolladım. Her  zamanki gibi yemekler yendi, odaya geçildi. Babam oturur oturmaz çizdiğim resmi getirdim. Babam baktı. 'Hımm' dedi 'Çok güzel olmuş.   Bu adam benim herhalde.' Ben 'Hayır o adam  değil, bu çocuk sensin.' dedim. O 'Hayır, bu adam benim, bu çocuk sensin, bu küçük   kız da arkadaşın.' dedi. Ben yine 'Hayır, o büyük adam benim, bu küçük adam sensin, bu küçük kız da annem.' dedim. Babam benimle uğraşmaktan vazgeçip: 'Peki neden bizi küçük çizdin?' dedi. Heyecanla başladım anlatmaya:  Ben büyüyüp adam olacağım. İş bulup çalışacağım. Siz yaşlanıp küçüleceksiniz. Beliniz bükülecek, komşumuz  Ahmet amca ile  Ayşe teyze gibi küçücük kalacaksınız. Ben işten geldiğimde yorgun olacağım. Siz benimle konuşmaya çalıştığınızda işyerinde kafam  şişmiş olacağından sizi duymayacağım bile. Siz  benimle bir şeyler paylaşmak istediğinizde, 'Hadi odanıza çekilin de kafa dinleyeyim.'  diyeceğim. Ve bir de bağıracağım 'Her şeylerini alıyorum. Sıcacık odaları da var, daha ne   istiyorlar' diye.
     
    Annemle babamın gözleri fal taşı gibi açılmıştı. Duyduklarına inanamıyorlardı. Bana sarılıp beni öyle içten bir okşayışları vardı ki  sonsuza kadar konuşsam hiç bıkmadan dinleyecekler
    gibiydi. Farkında olmalı insan.  Kendisinin, hayatın, olayların, gidişatın farkında
    olmalı. Ömür dediğin üç gündür. Dün geldi, geçti. Yarın meçhuldür. O halde ömür dediğin bir gündür: o da bugündür. 

    Yusuf Muzaç'tan alıntıdır


    12월 14일

    Turkuaz Kuyu Suyudur

     
    Dün gece eve dönerken su almak üzere markete uğradım. Görevliye şöyle sordum : "1,5 lt su var mı? Ama Turkuaz dışında lütfen" Turkuaz çıktığından beri bu şekilde su alıyordum artık. Para verip kötü su içmeye hiç niyetim yok… Marketteki adamın dediklerini aynen aktarıyorum:
    Abi ben o sudan satmıyorum. İnan ki gelen on müşteriden dokuzu senin söylediğin şeyi söylüyor"
    Peki neden halen daha satıyorlar diye sordum. Abi turkuaz suyu, marketlere bedava veriliyor. Satarsan kârını alıp ödemesini yapıyorsun, satmazsan iade ediyorsun. Ayrica C.Cola satanın Turkuaz da satma zorunluluğu var, hatta başka su satmamamız için baskı yapıyorlar.

    Uzun söze gerek yok; hiçkimse almazsa, hiçkimseye satamazlar. Bir şeye dikkatinizi çekmek istiyorum.Türkiye'de bazi şişeli içme suları doğal kaynak suyu değil. Doğal kaynak sularinda devlete para ödemeniz gerekiyor. Artı, bu tesislerin yatırım maliyeti çok yüksek. Dolayısıyla, mesela COCA COLA ne yaptı? Uludağ'dan kaynak suyu araştırmalarında maliyetleri yüksek buldugu için BURSA/KESTEL'de ki C.Cola fabrikasinda, derin kuyu pompalariyla ovanın suyunu çekerek bunu da tersosmos'dan geçirip filtre ederek hem Coca Cola meşrubatını hem de TURKUAZ'ı şişelemeye başladı. TURKUAZ'ın etiketinin üst ve altindaki kahverengi şeritlere dikkat edin. Devlet, C.Cola'nin uyanıklığını kanuna uydurmak ve uyanıklığa yapılacak itirazlari bertaraf etmek için böyle bir kural çıkardı… Binlerce dönümlük tarım arazisinin bulunduğu ve Coca Cola hariç hiç bir işletmeye Derin Kuyu Pompasi çakma IZNI VERILMEYEN Kestel ovasinda, yeraltından çekilen su, filtre edilip daha sonra içine bazi mineraller katildiktan sonra bütün Türkiye'de satılıyor. Bazi yazlık kasaba ve köylerde neredeyse TURKUAZ harici içme suyu bulamazsiniz. Çünkü dağıtım ağı çok güçlü ve bayilere de baskı yapıldığı söyleniyor.

    Turkuaz İçmeye devam edecekseniz, unutmayın; yapay olarak mineralize edilmiş kuyu suyu içiyorsunuz. Duyarlı bir vatandaş olarak konuya dikkatinizi çekerim. Her tarafı doğal kaynak sularıyla dolu memlekette, size kuyu suyunu zorla içirip üstüne de para alıyorlar.
     
    Doç.Dr. Cemalettin CAMCI
    12월 12일

    İdealler Yıldızlar Gibidir

     

     

    Karanlığa kızıyorsan, kalk da mum yak.

     
    Konfüçyüs

     



    Ayakkabılarım olmadığı için üzülüyordum ki ayakları olmayan bir adam gördüm.  


    Honore de Balzac

     

     

     

    Olgun bir inanır, kendisi için arzuladığı bir iyiliği başkaları için de arzular.  


    Son Peygamber

     

     

     

    Akıllı adam aklını kullanır. Daha akıllı adam başkalarının aklını da kullanır. 


    Bernard Shaw 
     

     

    Büyük insanlar fikirleri, orta çaplı insanlar olayları, küçük insanlar kişileri konuşur.  


    Hyman Rickover

     

     

     

    Öyle horozlar vardır ki; onlar öttüğü için güneşin doğduğunu sanırlar.  


    Henry Dunant

     

     

     

    Kardeşlerimi Allah yarattı. Ama dostlarımı ben buldum. 


    Johann Wolfgang Von Goethe

     

     

     

    Eğer ağaca çıkmak istiyorsanız yıldızlara çıkmaya niyet edin.

    Ağaca çıkmayı başarmak işten bile olmaz.   


    Konfüçyüs

     

     

     

    Kusursuz dost arayan dost bulamaz. 

     

    Mevlânâ

     

     

    Bilimsiz din kör, dinsiz bilim topaldır. 


    Albert Einstein

     

     

    Komşusu aç iken tok yatan gerçekten inanmış bir insan değildir.   


    Son Peygamber

     

     

     

    Milletler parasızlıktan değil, ahlâksızlıktan çökmüşlerdir.  


    Marcus Tullius Cicero     

     

     

    Aile toplumun özüdür.

    Onu tahribe hizmet eden her kaynağın, o toplumla bir derdi vardır. 


    Samuel Butler 

     

     

     

    Güçlükler olmasa başarılar değersiz olurdu. 


    Jean-Baptiste Moliere  

     

     

     

    1 saatlik tefekkür ( düşünce) 60 yıllık (525, 960 saatlik ) nâfile ibadetten daha iyidir.


    Son Peygamber

     

     

     

    Gülün dikenli yaratılmasına değil, dikenlerin arasında gülün yaratılmasına hayret edin. 


    Arap Atasözü

     

     

     

    Bir defa aldanırsan suç onundur. İkinci defa aldanırsan suç senindir.  


    Romanya Atasözü

     

     

     

    Başkalarını azarlar gibi kendini azarla. Kendini affeder gibi başkalarını affet. 


    Çin Atasözü

     

     

     

    Taşı delen suyun kuvveti değil, damlaların sürekliliğidir.

     

    Latin Atasözü

     

     

     

     

    İdealler yıldızlar gibidir.

    Onları tutmak mümkün olmaz, ama karanlık gecelerde yolumuza onlar rehberlik ederler.

     

    Fransız Atasözü

     

    12월 10일

    Babanız Yaşıyorsa Hâlâ Çocuksunuzdur. Tadını Çıkarın.

     

     

    Babanız yaşıyorsa hâlâ

    Çocuksunuzdur.

    Bu harika!


    İnsan babası ölünce büyüyor çünkü.


    Çocukken her şeyi bilen, herkesten güçlü olan babamız biz büyüdükçe küçülmüş,
    Artık zamanını tamamlamış ve mazide kalmış bir ihtiyar olarak kendi köşesinden bize bakıyordu.


    Usandıracak kadar ayrıntılı sorular sorarak hayatı öğrendiğimiz, her şeyi bilen babamızın soruları ise

    biz büyüdükçe artık bize sıkıcı gelmeye başlamıştı.

    Müdahale etmese, soru sormasa ne iyi olur dediğimiz zamanlar çok olmuştu.

    Biz ondan daha iyi biliyorduk ya her şeyi.

    Zaman artık onun zamanı değildi ya... Teknoloji gelişmişti ya... Her şey değişmişti ya...

    Oysa gerçekten büyüdüğümüz zaman babamızı kaybettiğimiz zamandır.

    Çünkü çınarın gölgesi yoktur artık üzerimizde.

    Bizi -fark etmediğimiz halde- yağmurdan, güneşten koruyormuş meğer o gölge.

    Siz de aile kuruyorsunuz, baba oluyorsunuz, sizin de gölge yaptığınız ve koruduğunuz birileri oluyor.

    Ve siz içten içe o gölgeyi hep arıyorsunuz.

    Babanız öldüğünde büyüyorsunuz.
    Artık soru soracağınız, öğreneceğiniz, azarını duyacağınız, takdirini alacağınız, akşam eve dönerken yolunu gözleyeceğiniz, korkacağınız, kızacağınız bir babanız yoksa,
    yarınınızdan sorumlu tuttuğunuz, her istediğinizi almak zorunda olan o kişi yoksa artık...

    Büyüyorsunuz.

    Hep sessiz ağlayan, suskun seven, en zor dönemde bile yıkılmaz görünen, sırtınızı dayadığınız çınar ağacınız yoksa artık...
    Büyüyorsunuz.

     

    Alıntıdır.

     

     

    12월 3일

    Evlilik Hakkında Latifeler

     
     
    Geçenlerde aşkın tamamen kimyasal bir olay olduğunu okudum.
    Karımın bana zehirli atık gibi davranması boşuna değilmiş. :)
    David Bisonette
     
    Evlendikten sonra kadın ve erkek madeni para gibi olurlar.
    Birbirlerinin yüzüne bakmasalar da birbirlerinden ayrılamazlar.
    Hemant Joshi
     
    Her hâlikârda evlenin.
    Karınızı iyi çıkarsa mutlu olursunuz, kötü çıkarsa filozof. :)
    Socrates
     
    Kadınlar bize büyük işler için ilham verirler.
    Sonra onları yapmamızı engellerler.
    Alexandre Dumas
     
    Cevabını bulamadığım en büyük soru: Bir kadın ne ister?
    Sigmund Freud
     
    Terörizm beni endişelendirmiyor. İki yıldır evliyim. :)
    Sam Kingston
     
    Yaptığım iki evlilikte de talihim kötü gitti:
    Birincisi terk etti, ikincisi etmedi. :)
    Patrick Murray
     
    Karının doğum gününü hatırında tutmanın en iyi yolu, onu bir defa unutmaktır. :)
    Anonim
     
    Evlenmeden önce ne yaptım biliyor musunuz?
    Canımın çektiği her şeyi.
    Hanry Youngman
     
    İyi bir kadın (kendisi) haksız olduğunda kocasını affedendir. :)
    Milton Berle
     
    Birinci adam: Benim karım bir melek
    İkinci adam: Şanslısın. Benimki hâlâ yaşıyor. :)
    Anonim

     
    ExZone'dan Tercüme